Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Üyesi Zana Gümüş, Strazburg’daki Genel Kurulda yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğü ve halkın kendi geleceğini tayin etme hakkı için “Adalet Orucu – Public Fast for Justice” adını verdiği barışçıl eylemi başlattığını duyurdu.
Gümüş, bu eylemini 29 Ekim’de, Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yıl dönümünde, Kongre Genel Kurulunun sona ermesiyle sonlandıracağını ifade etti.
Konuşmasında demokratik gerileme karşısında Avrupa’nın ortak sorumluluğuna vurgu yapan Gümüş, şu sözleri sarf etti:
“Avrupa olarak demokrasiyi korumakta başarısız olduk. Bunu kabul edelim. Bugün ertelediğimiz her sorumluluğun bedeli, bir insanın hayatından kesiliyor.”
Demokrasi mücadelesinin merkezinde bireyin kendi hayatı üzerinde söz sahibi olma hakkının bulunduğunu belirten Gümüş, 1984 ve Swastika Geceleri romanlarına atıfta bulunarak gelecek nesillere karşı olan sorumluluğu hatırlattı:
“Gelecek nesiller bize ‘Bunları okuduğunuz hâlde, hayatlarımızın bu karanlığa benzemesine nasıl müsaade ettiniz?’ diye sorduğunda ne yanıt vereceğiz? ‘Endişelerimizi dile getirmiştik’ mi diyeceğiz? Ben kendi kuşağım adına bu cevabı kabul etmiyorum.”
İmamoğlu’nun özgürlüğü için yürütülen mücadelenin, halkın kendi geleceğini belirleme hakkıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Gümüş, herkes için adalet talep etti: “Bugün savunduğumuz adaleti, yarın siyasi rakiplerimiz için de aynı kararlılıkla koruyacağız.”
Demokratik gerilemeye karşı erken uyarı mekanizmalarının zamanında harekete geçme iradesiyle tamamlanması gerektiğini dile getiren Gümüş, barışçıl eylemi sırasında Kongredeki çalışmalarına devam edeceğini açıkladı: “Konuşacağım. Oy kullanacağım. Ülkemi temsil edeceğim.”
Gümüş, eylemini Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünde sonlandıracağını belirterek konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“Daha savaş sürerken egemenliğin millete ait olduğunu ilan etmiş bir ülkenin genç siyasetçisi olarak o sözü kendi kuşağımın geleceğinde yaşatacağım. 29 Ekim’de, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünde eylemimi aynı inançla tamamlayacağım: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”