Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı aşmayı hedefleyen “Batı-Doğu Boru Hattı” projesini hızlandırma kararı aldı. Bu adım, bölgedeki İran-İsrail-ABD gerginliğinin yaratmış olduğu lojistik zorlukları aşma çabası olarak öne çıkıyor. ADNOC, mevcut durumda günlük 1,5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip Habşan-Füceyre boru hattını “can simidi” olarak kullanırken, bu hattın kapasitesini iki katına çıkaracak yeni bir projeye odaklandı.
Füceyre, Umman Körfezi kıyısında yer alarak Hürmüz Boğazı’nın dışında bulunan tek stratejik kapı konumundadır. 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte boğazın fiilen kapanması, bu limanın BAE için “ekonomik nefes borusu” haline gelmesine neden olmuştur. BAE, Füceyre Limanı’ndaki mevcut 1,5 milyon varil günlük ihraç kapasitesini 3 milyon varile çıkarmayı hedefliyor.
BAE’nin bu hamlesi, 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla OPEC ve OPEC+ ittifaklarından ayrılma kararının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Artık OPEC kotalarına tabi olmayan BAE, 2027 yılına kadar günlük 5 milyon varil üretim kapasitesine ulaşmayı planlıyor. Savaş nedeniyle Rusya ve İran petrolünün kısıtlandığı piyasalarda, bağımsız bir aktör olarak pazar payını artırma hedefinde.
ADNOC, Hürmüz Boğazı yeniden trafiğe açık hale gelse bile Füceyre hattını ana ihracat yolu olarak tutmayı planlıyor ve kalıcı lojistik esneklik sağlamayı amaçlıyor. Ancak, bu boru hattı stratejik bir çözüm olsa da, savaşın fiziksel etkilerinden tamamen bağımsız değil. Habşan gaz işleme tesisi, İran’a ait insansız hava araçları tarafından hedef alındı ve Füceyre Limanı’ndaki altyapı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Vitol’e ait bir terminalin saldırıya uğraması dahil birçok saldırıya maruz kaldı. Bu durum, limandaki sevkiyatlarda geçici aksamalara neden oldu.