Çin’in Nadir Toprak Elementleri Hâkimiyeti Küresel Sanayiyi Nasıl Etkiliyor?
Çin, elektronik, otomotiv ve savunma sistemlerinde kullanılan nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolünü kullanarak ABD’ye meydan okuyor. Dünya üretiminin yüzde 60’ını ve rafinasyonun neredeyse yüzde 90’ını kontrol eden Pekin, nadir hammaddeler ve kalıcı mıknatısların ihracatına getirdiği kısıtlamalarla sektörü etkisi altına alıyor.
Analistler, dünya ekonomisinin bu mıknatıslara olan bağımlılığının küresel ölçekte hissedileceğini belirtirken, bazıları Çin’in adımının sadece Trump’ın tarifelerine karşı verilen geçici bir tepki olmadığını, kalıcı bir politika olduğunu vurguluyor.
Otomobil Devleri Üretimi Azaltıyor
Daha önceki kısıtlamaların etkileri hala devam ederken, otomotiv devleri yeni bir krizle karşı karşıya kaldı. Ford gibi ABD’li otomobil üreticileri hammadde sıkıntısı nedeniyle Chicago’daki SUV üretimini azaltmak zorunda kalırken, oto parça tedarikçileri Aptiv ve BorgWarner, nadir elementlere ihtiyaç duymayan motorlar üzerinde çalışmaya başladı.
AB ve ABD’li Şirketler Zor Durumda
Amerikan şirketlerinin yüzde 75’i stratejik element stoklarının kısa sürede tükenme riskiyle karşı karşıya olduğunu öngörüyor. Arz kesintileri devam ederken Avrupa Otomotiv Tedarikçileri Birliği, sektörün Çin’in ihracat kısıtlamalarının ciddi şekilde etkilendiğini ve üretim hatlarının durduğu, stok azalmasıyla gelecek haftalarda etkilerin daha da artacağı uyarısında bulunuyor.
Bağımlılığı azaltmak için AB, 2030 yılına kadar 7 bin ton mıknatıs üretmeyi hedefliyor ve bu doğrultuda çeşitli madencilik, rafinasyon ve geri dönüşüm projeleri hayata geçiriliyor.
Çin’in Alternatifi Yok
Çin’in 44 milyon tonluk nadir hammadde rezervlerine karşılık Hindistan, Brezilya ve Avustralya toplamda 31 milyon tonluk potansiyele sahip. Kazakistan’da da son dönemde 20 milyon tonluk yeni rezerv keşfedildiği biliniyor.
Ancak bu ülkelerin bu madenleri işleme kapasitesi bulunmuyor. Gelecekte Grönland’ın yeni bir kaynak olabileceği konuşuluyor ve bölgedeki tahmini rezerv miktarı 28,2 milyon ton olarak açıklanıyor.
Çin’e alternatif tedarik kaynakları gelişene kadar Çin, küresel endüstri üzerindeki etkisini korumaya devam edecek. G7 liderleri ise Çin’in piyasaya kasıtlı müdahalelerine karşı ortak bir strateji geliştirmeye hazırlanıyor.